• 14.01.2022 22:43

İşçilere çalıştığı bir çalışma günü için ödenen ve işçinin gıda, sağlık, ulaşım, konut, giyim ve kültür gibi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için en düşük seviyeden belirlenen ücrettir. Burada belirlene ücret işçinin tek geliri olması nedeniyle ve işverenin en önemli gideri olan işçilik gideri olduğu için çok önemlidir.

İşveren karşısında pazarlık adına hiçbir gücü olmayan işçilerin haklarını korumak için kullanılan tek araç asgari ücrettir. Çalışanların ücret gelirlerinin belirli bir seviyenin altına düşmemesini amaçlarken aynı zamanda en düşük işçi gelirini de temsil etmektedir. Çalışan kesimin yoksullaşmaması adına bir baraj oluşturmaktadır. Aksi halde ezici güce sahip piyasa, elinde emeğinden başka hiçbir gücü olmayan işçilerin sömürülmesine dolayısıyla sosyal adaletin bozulmasına neden olacaktır.

Asgari ücretin belirli bir seviyede belirlenmesi aynı zamanda asgari ücretin üzerinde gelir sağlayan diğer çalışanlar için de bir gösterge olarak kullanılmakta, emeğinin karşılığını belirleyebilmektedir. Dolayısıyla ülkemizde tüm ücret politikalarının da bu perspektiften değerlendirilmesi yerinde olacaktır. Bu durum ülkedeki yoksulluğu da bitirecek bir çözüm yoludur.

Toplumu oluşturan bireylerin sosyal ve ekonomik gücünü etkileyen asgari ücret aynı zamanda ülkenin ekonomik büyüme, işsizlik, istihdam ve enflasyon gibi önemli verilerine de etki etmektedir. Dolayısıyla Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için daha belirleyici bir gösterge halini almaktadır.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) asgari ücretin belirlenmesi için

  • İşçinin ve ailesinin ihtiyaçları

  • Ülkedeki genel ücret düzeyi

  • Yaşam maliyeti ve maliyetteki olası değişimler

  • Sosyal güvenlik hakları

  • Diğer sosyal grupların yaşam standartları

  • Ekonomik faktörler

Bu faktörler çok önemli olsa da birçok ülke bunlara dikkat etmekte güçlük çekmektedir. Zira asgari ücret ülkedeki birçok ekonomik değişkene de etki etmekte toplumu oluşturan insanların refahını düzenlemektedir. Asgari ücret belirlenen bir ülkede en çok istihdam, işsizlik ve rekabet koşulları etkilenmektedir.

Asgari ücret belirlenirken işçinin faydasını düşününce yüksek, işverenin çıkarını düşününce düşük olmaktadır. Buradaki denge işçinin iş kaybetme korkusu ile sağlanamadığında devreye devlet girmektedir. Devlet işçi ve işveren temsilcileriyle yılsonunda belirli aralıkla bir araya gelerek asgari ücreti belirlemektedir.

Devreye giren hükümet görevlileri sosyal devlet ilkesini dikkate alırsa çalışanların asgari geçimini sağlayacak ücret düzeyini tespit edecektir.  Bu durum işverene fazla gelecektir. Zira işveren daima karını yükseltmek isteyecektir.

 Gelir dağılımında adalet ülkemizde daima hedeflenen ama bir türlü tam olarak gerçekleştirilemeyen bir durum olagelmiştir. Oysa konu ile ilgili yapılan araştırmalarda asgari ücret politikasının kadın-erkek ya da yaşlı-genç gibi farklı toplum grupları arasındaki eşitsizliği azalttığı belirlenmiştir.

Türkiye gibi işsizlik ve yoksulluk oranlarının yüksek olduğu ülkelerde asgari ücret kadar asgari ücretin alım gücü de dikkate alınmalıdır. Zira yılın başında asgari ücrete yapılan yüksek oranlı zamlar yıl içinde enflasyon karşısında erimekte ve ücretin alım gücü düşmektedir.

Aşağıdaki tabloda geçmişe dönük uzunca bir dönemin verileri bilgilerinize aktarılmıştır. Görüleceği üzere hiçbir dönemin asgari ücret artışı toplam ortalamada alım gücünü artırmamıştır. Son 20 yılda ortalama asgari ücret %21 artarken alım gücü %3 artmıştır. Bu durum düzenli olarak fakirleştiğimizi yoksullaştığımızı göstermektedir.

Döviz kurlarındaki dalgalanma elbette tek başına alım gücünü göstermez ama kurdaki her artışın tüketim malları fiyatlarına yaptığı artışı da gözden kaçırmamalıyız. Enflasyon bir ülke için kara delik gibidir. Sürekli olarak ülkenin elinde bulunan malların değer erozyonuna uğramasına neden olur. Enflasyonun en büyük tetikleyicisi ise Türkiye gibi tüketiminin büyük çoğunluğu ithal olan ülkeler için döviz kurlarıdır.

Ülkemiz ne kadar hammadde zengin olursa olsun onu işlemek için insan ihtiyacı vardır. İnsanlarınsa en büyük geliri ücrettir. Ücret politikası ülkenin ne yöne hareket ettiğinin göstergesidir. Tabloda görüleceği üzere yüksek alım gücünün artış eğilimi genel olarak seçim yıllarına yansımaktadır. Belki de işin sırrı buradadır.

*Kurlar için yıl ortalaması alınmıştır.

**2022 yılı için 13.01.2021 tarihine kadarki ortalama alınmıştır.

Hazırlayan: Alparslan AKBAŞ