• 28.04.2022 10:30
  • (3)

Dünya fındık rekoltesinin her yıl %70-80 aralığındaki kısmı Türkiye’de üretilmektedir. Dünyadaki fındık üretiminin önemli kısmının Türkiye’den sağlanması, ülke içi tarım politikalarının dünya piyasalarına ve dünya fındık fiyatlarına etkisi de yüksek olmaktadır.

Fındık piyasasında Dünyada en büyük üretim hacmine sahip olan Türkiye’nin kapsamlı bir üretim planlaması yapamaması üreticilerin zorlanmasına ve piyasada aksaklıklara neden olmaktadır. Bazı yıllarda fındık hasadının başlamasına rağmen ürün fiyat oluşumunun gerçekleşmemesi ya da gecikmesi buna en önemli örnektir. Fındık hasadı başladığında ürünü toplayan işçiye verilecek yevmiye belli olmasına rağmen toplanan fındık için halen bir fiyat oluşmaması ciddi bir hayal kırıklığına neden olmaktadır. Her yıl yaşanan fiyat istikrarsızlıkları önemli miktarda üretim dalgalanmalarına neden olarak daha hasadını yapamayan üreticiye mahsulünü nasıl satacağının karamsarlığını yaşatmaktadır.

Türkiye’nin fındık üretiminde çok köklü bir geçmişi vardır. Ayrıca Karadeniz bölgesine yoğunlaşmış üretim sahası tüm dünyanın üzerinde üretim yapmaktadır. Üretimi yapan çiftçi ve bölge insanı için önemli bir geçim kaynağı iken ülke için de satışı çok kolay ve geliri yüksek bir gıda ürünüdür. Bir ülke için bu kadar önemli bir ürünün üretiminde çok eski yıllardan gelen üretim tecrübesi olmasına rağmen kapsamlı bir sektör planlamasının olmayışı Türkiye için önemli bir eksikliktir. Hem üretim hem de pazarlama konularında ciddi bir planlama yapılması yerinde bir adım olacaktır.

Türkiye 2009 yılına kadar Fiskobirlik yoluyla doğrudan alım yaparak piyasaya müdahale etmiştir. Sonraki yıllarda ise Yeni Fındık Stratejisi politikası uygulanmaya başlanmıştır. Buna göre fındık fiyatı serbest piyasada oluşacak ve devlet doğrudan piyasaya müdahil olmayacaktır. Bu politika piyasa fiyatlarının çok düşük kalmasına ya da dalgalanmaların yüksek olmasına neden olmuştur. Bu durumlar piyasadaki belirsizlikleri artırmıştır. Yeni politika kapsamında piyasadan doğrudan fındık alımını bırakan devlet, üreticileri desteklemek için Doğrudan Gelir Desteği ve tüm üreticilere kendi ürün grubuna göre değişiklik gösteren mazot gübre desteği yapmaya başlamıştır. Bu desteklemeler üretim miktarı değil de toplam arazi üzerinden verilmesi ayrı bir adaletsizliği beraberinde getirmiştir. Çünkü çok yeri olan daha çok yardım almış az yerden çok üretim yapan üretici ise daha az destekten faydalanmıştır. Doğrudan Gelir Desteği planlanan (2012 yılına kadar) yıllardan sonra tekraren uzatılmış ve halen ödenmektedir.

Devletin üreticisini desteklemesi tabiidir. Ancak üretimi değil de toprak sahiplerinin desteklenmesi, fındık alımında devlet adına aracılık eden Toprak Mahsulleri Ofisinin yanlış uygulamaları bir türlü piyasaya sağlıklı ortamı kazandıramamıştır. Örneğin siyasi gerekçelerle fındık alımını fazla yapan TMO fiyatları artırmaktadır. Yâda yöneticilere çok yakın olan fındık tüccarları piyasada tekel oluşturarak fiyatları kontrol etmesi yanlış politikalara örnektir.

Fındık alanında yapılan yanlış politikalar beraberinde ülkenin başarısız ekonomik politikalarıyla birleşince üreticiler için zor günlerin habercisi olmaktadır. Fiyatlar genel seviyesinin sürekli yükselmesi elimizdeki tarımsal ürünlerin değerinin düşmesine neden olmuştur. Dolayısıyla ülke ekonomisinin aldığı kararlar, yaptığı iş ve işlemler doğrudan çiftçiyi de etkilemektedir. Ülkede yaşanan enflasyon her geçen gün yaşam koşullarını sınırlamakta hayatımızı daha da zorlaştırmaktadır.

Aşağıda Gölyaka/Düzce bölgesindeki fındık üreticilerinden bir sezonda yapılan giderleri temin edilerek tabloya aktarılmıştır. Bu giderlerin yanında birçok harcama da yapılmış ancak tablolaştırılamamıştır. Giderlerin olduğu tablodan bazı harcamalar aşağıdaki şekille izah edilmiştir. Fındık için alınan gübrenin, fındık bahçesinde yapılan tırpanın ve fındık toplamaya gelen işçilerin maliyet eğilimleri yıllar itibariyle alttaki şekilde bilgilerinize sunulmuştur. Son yıllarda ne kadar dikkat çekici artışların olduğu gözden kaçırılmamalı gerekli planlamalar yapılarak önlemler alınmalıdır. Üreticilerin yaşadığı maliyet artışlarının devam eden sürede tüketicilere yansıyacağı unutulmamalıdır.

 *Veriler Gölyaka/Düzce’de üreticilerden temin edilmiştir.

*2022 Yılında fındık kg fiyatının 40-tl olacağı baz alınmıştır. Halen serbest piyasada fındık alım fiyatı 40-tl dir.

Veriler üreticilerden bizzat alınmış olup 2022 yılı fındık satış fiyatının 40-tl olacağı baz alınmıştır. Halen fındık tüccarlarının bu fiyattan ürün aldıkları öğrenilmiştir. Bahsi geçen fiyatlar kullanıldıkları dönemin fiyatlarıdır. Örneğin 26 Azot Gübre İlkbahar başlangıcında atılmasına rağmen 6 ay sonra yapılacak hasat ile değerlendirilmektedir. Buradaki zaman farkını dahi çok önemsemeyen üretici sattığı üründen gelen gelirine odaklanmaktadır.

Alttaki tabloda ise görüleceği üzere 2010 yılında 1-kg fındık ile 7,23-kg gübre satın alınırken bazı yıllarda ise 16,89 kg a çıkmıştır. 2022 yılında tahmini olarak 40-tl olabilecek 1 kg fındık ile 6,21-kg gübre alınmaktadır. Yine 2010 yılında 1 kg fındık ile 1,39 lt motorin alırken, 2022 yılında 1,81 lt motorin alınabilmektedir. Son yıllarda alım gücünün düşmesi sektöre de ciddi yük getirmiştir.

Üretim maliyetlerini artıran harcamalar hakkında bizzat çiftçilerle görüşülüp yukarıda bilgiler verilmiştir. Yorum bölümünde son 12 yıllık maliyet dalgalanmaları ve çiftçilerin yaşadığı sıkıntıları dile getirmek yerinde olacak, konu ile ilgili yetkililere de yol gösterici olacaktır.

https://arastirma.tarimorman.gov.tr

https://www.tmo.gov.tr

http://www.giresuntb.org.tr

https://data.tuik.gov.tr

https://www.aytemiz.com.tr/akaryakit-ve-pompa-fiyatlari/arsiv-fiyat-listesi (Her yılın Eylül ayı dikkate alınmıştır.)

Hazırlayan: Alparslan AKBAŞ