• 19.08.2021 13:04

 

Hepimiz günlerdir gerek sosyal medya üzerinden, gerek belli basın organlarında birden türeyen Afganlı mültecilerin ülkemize doğru kaçış görüntülerini sık sık görmeye başladık. Hem de öyle görüntülerdi ki yaşlı, hasta, kadın, çoçuktan ziyade kapıda biriken gücü kuvveti yerinde erkek görüntüleri.

 

Bu görüntüler günlerce binlerce insanın takip ettiği rol model aldığı kişiler tarafından bıktık, kapılara Afganlar dayandı, ülke yaşanmaz hale geldi, Erdoğan ülkeyi mülteci cehennemi yaptı adı altında paylaşıldı, ki en büyük tepki alan görüntülerin aslında tamamen gerçekdışı olduğu da ispatladı. Normal şartlarda bu tarz rol model olan insanların sorumluluğu çok fazla olduğundan kafalarına göre, doğruluğundan emin olmadıkları şeyi paylaşma lüksleri olmadığına inanlardanım zira toplumda yalan infiale sebep olmak da bir nevi vebaldir. Bu tabi üzerinde çok konuşulup sayılarca makale yazılabilicek bir durum.

 

Asıl konu noldu ABD birden Afganistan’dan çekiliyoruz dedi, sonra Afganistan’ın düşmesine aylar sonrasına tarih verirken bir hafta bile sürmeden düştü. Yine neler oluyor?

 

Dışardan bakınca içinde iç savaş olan bir ülke ABD askerleri oradayken halk huzur, mutlulukla özgürce yaşıyor, onlar çekiliyor okus pokus, zorla çarşaf giymiş kadınlar, vandal görüntülü kafa kesen vahşiler, ordan kaçmak için uçaklardan düşen ölümüne koşan insanlar.

 

 Ama bide bunun bilinçaltı bölümü var.

 

Nasıl mı ?

 

Taliban ne?

 

Sözde İslam’ı temsil eden sözde Şeriatı uygulayacak insanlar. Yani bilmeyen insanlar için barış, huzur dini olan İslam denince akla ilk gelen görüntüler sayelerinde artık bunlar.

 

Amaç aslında bir taşla çok kuş vurmak, ülkemizde günlerce öncesinden paylaşılmaya başlayan görüntülerden başlarsak, hepimiz biliyoruz pandemi dönemi, kapanmalar, tüketimi zaruri şeylere yapılan zamlar herkeste artık bir bezginlik yorgunluk ve mutsuzluk sebebi öyle ki öfkesini kanalize edecek bir arayış içindeyken aaaa bi baktık bu görüntüler herkes ayağa kalktı, sistemi suçladı, mülteci düşmanlığı başladı. Tarihimizi okursanız biz hem Müslüman hem Türk olarak bugüne kadar hep merhametimiz, adaletimizle tanındık.

Mülteci meselesi çok ince bir çizgi, yorum yapmadan önce bilgi doğruluğunun teyit edilmesi, o anki durum ve şartlar, inançlarımız vs hepsinin bilinçli harmanıyla yorum yapılması gereken bir durum aslında.

 

 Biz ülke olarak nerde haksızlık varsa gücümüz doğrultusunda yardım etmeye çalışan bir milletiz. Muhteşem bir tarih mirası olan Osmanlı’yı yıkmaları yüzyıllar aldı, tam bitti dedikleri yerde Ulu Önder Atatürk liderliğinde küllerimizden yeniden doğduk ki bu öyle bir yeniden doğuştu ki tüm Dünyaya Türk’ün lügatında imkansız kelimesi olmadığını ve Allah kiminleyse onun galip geleceğini gösterdik. Biz vaz geçmedik asla ama onlar da vaz geçmedi ki zaten vaz geçemeyecekler de zira bu Hak ile Batın savaşı ve ezelde başladı kıyamete kadar da devam edecek. Her dönemin lideri o günkü şartlar gereğince birşeyler yaptı bir sonraki nesile bayrağı devretti.

 

 Şimdi bayrak bizlerde ve liderimiz Sayın Cumhurbaşkanımız. Cumhurbaşkanımız inançları, düşünceleri, ve her şeyden öte duruşuyla Türkün özünü yansıttığı için halk tarafından benimsenip peşinden milyonların düşünmeden ölüme gittiği gideceği bir lider. Öyle ki sadece ülkemiz için değil yurtdışında ezilen insanların da umudu olan bir lider. Lider ve halk arasında güven dünyada çok zor yakalanacak bir uyum olduğundan yıllardır, çeşitli yalan haberler, çarpıtmalar vs ile yıpratılmaya çalışıldı çünkü şu bir gerçek ki Türkler gibi bir millet eğer bu uyumu yakalamışsa bütün planları suya düşürecek kadar güçlüdür artık…

 

 Yıllardır süren bir Suriyeli mülteci sorunumuz var, orada aslında belli ülkelerin müdahalesiyle hemen çözülecek sorun bilinçli bir şekilde yıllardır sürüyor, sınır komşusu olarak yıllardır aklımız ve vicdanımız arasında bırakıldık. Yurtdışında eğitime giden biri olarak ki Dünyanın en güzel yerlerinden biri olarak tanımlanan yerdeyim ama vatan toprağına ayak bastığımdaki hissettiğim güven, huzur ve aidiyet duygusunu hiçbir yerde hissetmedim. Eminim bu herkes için böyledir çünkü nerde olursak olalım ait olduğumuz yeri isteriz yaradılış gereği. Diyeceğim o ki bu insanlar da eminim çok mutlu değildir ve Özlem duyuyorlardır yabancı muamelesi görmedikleri memleketlerine. Tüm bunlar devam ederken birden ABD çekiliyorum dedi ve yeni bir mülteci mülteci sorununu Dünyanın kucağına attı, tabi en çok da bizim.

 

Pandemiden kaynaklı bu eğitimden ekonomiye kadar bu kadar sorunun olduğu bir dönemde burdan da vurmaya çalışıyorlar. Önce güneşin mi ateşin mi cehennemin mi bişeyin çoçukları olduğunu ancak neyin çocukları olduklarını hepimizin bildiğimiz grup türedi yangınlar çıkardı şimdi üstüne bu, amaç nefes aldırmadan ülkeyi hem algı hem de ekonomik olarak yıpratmak, halkın yönetime öfke duymasını sağlamak aslında.  Ve hepimizin bakması gereken asıl büyük pencere büyüyoruz, güçleniyoruz ve korkuyorlar durmadan saldırıyorlar dıştan ve dışarıdakilerin içimize saldığı hainlerle içten.

 

İkinci büyük taş İslam’a ve Şeriat’e atılmaya çalışıldı. Aslında bunu en güzel sabah gördüğüm o CNN kadın muhabirinin İslami örgüt diye nitelendirilen Taliban öncesi açık görüntüsü, ertesi gün onlar şehre girdikten sonraki çarşaflı görüntüsü. Akıllarınca bilmeyenlere İslamı vandalizm, özgürlüklerin bitişi, yasaklar dini olarak tanıtmak. Ulan Yüce Yaradan bize irade vermiş, yok gösterici olarak Peygamberlerini yollamış ve seçimi bize bırakmış, Efendimiz kendi döneminde o kadar olan şeye rağmen kimseyi zorlamamış şu an siz hangi had ile insanları zorluyorsunuz. Ve İslam bu değil ama baştada belirttiğim gibi günlerdir servis eden görüntülerle artık bilmeyenlerin kafasında İslam bu görüntüler.

 

Sadece bunlar değil adamlar günlerce öncesinden seçmece mültecilerini çıkardılar bunlar maddi ve eğitim yönünden güçlü orda da sömürebilecekleri insanları çıkardılar bunları da manşetlerinde çok büyük iyilik yapıyor gibi koca yürekli ülkemiz şu kadar mülteci alıyor diye paylaştılar. Madem bu kadar koca yürekliydiniz neden orda olduğunuz 20 süresince ülkede tek bir taş konmadı, halk perişan savaşacak tek bir silahları yok, açlık, fakirlik,  cehalet süper güçsünüz ya yıllarca da ordaydınız birkaç bini kullanmak için alacağınıza ülkelerini yaşanacak yere çevirseydiniz bugün uçaklardan düşerek ölmeselerdi. En acısı da aslında bu olanlar bu kadar açıkken insanların hala saçma sapan olayı farklı yöne çevirip bunu siyasi malzeme olarak kullanılması.

 

Ülkesi tarafından yetiştirilen, halk tarafından seçilen insanların hem Allah hem kul katında çok büyük sorumlulukları vardır aslında. Muhalefet sadece her şeye karşı çıkmak için değildir yanlış varsa gerçekten, onu vurgulayıp aslında böyle düzeltilebilir diye fikir sunmalı, yanlışı yapan kişilerinde yönetimde ya da karşı tarafta da olsa çıkıp açık yüreklilikle evet bu yanlış diyip özür dileyebilmeli, ve telafisi için gereken ne ise yapmalıdır. Biz aynı gemideyiz mültecilerin  o durumda kaçmak için kapıları biz olabiliriz ama bizim sığınacağımız tek yer sadece vatanımız.

 

O yüzden bir yorum ya da davranışı yapmadan önce oturup gerçekten böylemi diye bir düşünmek vatan uğruna can verip bize bayrağı devreden ceddimize, şu anda tüm gücü ve varlığıyla kendi menfaatinden önce ülke menfaatini kollayan vatan severlere ve bayrağı bizden alacak olan neslimize de borcumuz.