• 22.09.2021 10:06

Son zamanlarda  fiyat artışları dolayısı ile hükümet ciddi eleştirilmektedir. Hükümet de getirin bana mazlumu edasıyla ‘’şu marketçiler var ya marketçiler fiyatları artıran bu marketçiler’’ diyerek vatandaşı marketçilere karşı halk dilinde fit fitliyor. Daha da ilginci, bir Youtube kanalında makyaj yapıp, “valla cildim çok gençleşti, bildiğin Angelina Jolie oldum” diyen birine inanan milyonlar var. 

Hatta bilinen bir sabah kuşağı sunucusu uzun uğraşlar sonucu bulduğu söyleyen hoca detoxs çayını tavsiye ederken 30 günlük karışımı 150gr karışımı kendi internet sitesinde 139,00TL den satmaktadır. Ürünün kilosunu 926,00TL satmakta. İçerisinde kullanılan bitkilerin en pahalısının kilosu 80,00TL . Bu konuda uzman olan bir üretici arkadaşım bu detoxs bitkisel karışımın maliyetinin toplam 10,00TL olduğu ciddi bir reklam çalışması yapıldığı için maliyetin 25,00TL çıkabileceğini söyledi. Ama bu yine ucuzu bu çayın 300-400 tl ye satılanları var. Eskiden ürünün fiyatını düşürünce satıyordu şimdi yükseltince. Markette 19,00TL ye satılan bir doğal reçel internette 39,00TL ye marketten daha fazla satılır oldu. Bize bi rahatlık geldi. Pazarlar da pazarcı  çok zor durumda. Üretici çok zor durumda.  Herkes halinden memnun. 

Şimdi fiyat nasıl belirleniyor biraz en basit buğdaydan bahsedeyim.

https://www.bloomberght.com/tmo-bugday-ve-arpa-satis-fiyatlarini-acikladi-2280880

Ekmeklik buğdayı devletimiz 2,45 TL açıkladı. Bu buğday tavuk yemi olarak çuvallanır ise 3,50TL Aşurelik buğday olarak üretilir ise 4,50TL un olarak yapılırsa 4,50TL piyasada satılıyor. Fakat devlete ait Tarım Kredi Kooperatif marketinde  1 kg aşurelik buğday 7,50TL un 4,95TL Fakat marka bir un bir markette 7,50TL.Fakat serbest piyasa fiyatı denilince bu fiyatların çok yüksek olması normal. Bu fiyatlar doğru fiyat.10 kilo sütten 1 kg kaşar üretiliyor ise süt 3,50TL olup kaşar nasıl 1kG 29,00TL oluyor sorgulamak lazım.

Şimdi salça zamanı. Raflarda geçen sene 1650gr domates salçası 20,00tl iken aynı yerde şimdi 1200gr domates salçası 20,00TL. Salçalık domates sebze meyve halinde 2,00TL iken marketler 1,95TL den satıyorlardı. Neden? Müşteri çekmek için. Fakat sadece 0,05KR zarar etmiyordu marketçi.0,15Kr KDV ödüyordu. Kasa, dara, çürük, müşterinin seçerken zayi ettiği ürün. Derken marketçi 2,00TL ye aldığı domatesten 1,50TL kasasına girmiyor. Birde marketçinin maliyeti derken zarar büyüyor. Böyle ürün yüzlerce sayabilirsiniz. 

Çaykur çay, Bebek bezi,32li tuvalet kağıdı,makarna,et,tavuk vb insert ürünlerinde ciddi zarar ediyor. Fakat bir bilinen marka bebek bezi markette 36,00TL ye alınıp 39,90TL satılırken bu bebek bezi özellikle Discount marketlerde de aynı fiyat fakat bu üç harfli marketler kendi bebek bezi markasını 15,00TL ye ürettirip 24,90TL ye satarken müşteri karşılaştırma yapıyor. Ve market markalarını mecburen aradaki fiyat farkından tercih etmek zorunda kalıyor. Fakat ilginci bu market markasını bu bilinen marka üretiyor.

Yani bu üç harfliler karlılığını %116 ve cirosunu %65 artırırken yerel kendi markasını üretemeyen marketçiler batmaya mahkum oluyor. Son 4 yılda Düzce’de 5-6 tane market firması battı veya devretti veya kapattı. Bimaş market batıyor yerine yeni tabela Şah-Max olunca millet batan esnafı fark etmiyor. Burada mağdur olan zarar eden ,yatırımcı ,çalışan, mal tedarik eden toptancı ve devlet. Kazanan sadece vatandaş. Şu an yerel marketler de Çaykur çay devletin sattığı toptan fiyattan düşük.

Şimdi gelelim fahiş fiyata. Müşteri ve vatandaş duymak istediği yalana inanıyor. Kasaptan  30,00TL aldığı 1 kg tavuk kanadını 200gr lik 5 porsiyonla 250,00TL ye yiyip veya yemeye devam ediyor ise sıkıntı yok.1 bardak çay 7,00TL olmuş ise sıkıntı yok.50ML diş macunu 39,00TL ye alıyor ise sıkıntı yok.1lt Cola 6 TL  fakat 1 Lt süt 6 TL olunca sıkıntı var.

Tüm dünyada gıda fiyatları yükseliyor. İngiltere’de market raflarına ürün tedarik edilemediği için raflar boş.

Fakat devlet fındık fiyatını 26,50 açıklıyor. Fakat piyasada en büyük alıcı 23,50 den fındık alıyor. Kuruyemişte fiyatı artmayan tek ürün fındık. Diğer tüm Kuruyemişlere %40-50zam geldi. Fındığa sadece %5-10 zam geldi. Niye biz dünyada en fazla üretiyoruz. Kıymetlendiremiyoruz.

Biz duymak istediğimiz yalanan inanmaya devam edelim. Marketçiler batsın.900 kalem ürün satan üç harfliler de 600 kalem malın fiyatı aynı olsun ondan sonra serbest piyasa olsun. Türkiye’ de 30bin şubeli farklı adlar altında sadece daha fazla kazanmaya odaklı gıda perakende tekelleri var.

Pazarda köylü Ayşe teyzenin 15,00TL ye sattığı incir markette 35,00TL olması normal. Çünkü sorgulayan yok.

Ahali halinden memnun. Fakat yalan yok. Fahiş fiyat var. Devlete ait Kooperatif marketi yerel marketlerden pahalı. İnanmaz iseniz gidin bakın. Ama esas sıkıntı zengin ürettiği üründen %100 para kazanma arzusundan vaz geçmezken fakir geniş halk kitleleri %20 gelir artışı ile idare etmeli.İş yerlerinde elektiriğe %100 zam geldi. Bu maliyetler ürünlere fiyatlara yansımak mecburiyetinde. Devlet olarak girdi maliyetlerini düşürürseniz maliyetler artmaz.

(PARANTEZ:) Düzce Ticaret odası ihtiyaç sahiplerine kırtasiye yardımı yapmak için aldığı kırtasiye çeklerini Ticaret odası çalışanlarına , yöneticilerine dağıtarak topladığı aidatlar ile kime kırtasiye yardımında bulundu. Kaç ihtiyaç sahibi vatandaş toplam yapılan kırtasiye çekinden faydalandı. Oda da çalışan kişinin veya yönetim kurulu üyelerinin akrabalarının elinde 9-10 tane kırtasiye çeki verilip alışveriş yapılması ne kadar doğru. Ya doğru yapın ya da bal tutan parmağını yalamaya devam ederken kimse yalan söylemesin. Bu bilgi ticaret odasında çalışan bir çalışandan duyulmuştur. Biz de onun yalancısıyız.