• 16.10.2021 09:33

28 Şubat süreciydi. Mehmet Barlas Erbakan’a yapılan zulümler dolayısı ile yazılarından dolayı sabah gazetesinden kovulup Yenişafak gazetesinde yazarken tanışmıştık. Mehmet Barlas önemli bir gazetecidir. Gazeteciliği doğruyu söylemek olarak anılan Barlas çoğu yerde iktidara muhalif de olduğu zamanlar oldu. Sıkıntılar yaşadı.

Fakat bugün bir yazı gördüm bu biraz hem doğru hem yanlış.


Yazı şu şekilde.

Türkiye’nin kıymetini bilelim

“Sadece fiyat pahalılığını biliyoruz, yokluk nedir bilmiyoruz” demiş.

Raflar dolu fakat kimse kamyon kamyon para ile dahi mal alamıyor.

Yağ, şeker ve unda toptancılarda sıkıntı var.

İsterseniz gidin devlete ait Cumhurbaşkanı’nın alışveriş yaptığı marketten ben 5 adet yağ almak istiyorum deyin satışlarımız 1 adetle sınırlı deniliyor.

Başka bir Türkiye genelinde şubeleri olan en büyük toptan markette her ürün 5 adetle sınırlı.

En büyük lezzet uygarlığı denilen bir atıştırmalık şirketinde üretim sıkıntısı var. Satılan bir çikolata ürününü haftalardır bakkal yok satıyoruz diyor.

Düzce’ye bayiye ayda 100-150 koli mal geliyormuş. Bakkal diyor ki 10 kolisini ben alırım olsa.

Yani hayat pahalı fakat yokluk görmememiz için ciddi önlemler alınmaz ise ocak şubat aylarında raflarda Ayçiçek yağı vb ürünler hammadde sıkıntısından dolayı olmayabilir. El altından satılabilir.

Toptancılar siteleri ve marketlerde boş raf yok maşallah. Allah’ta göstermesin. Fakat belirli ürünlerde çok ciddi sıkıntı olacak gibi.

Bunun için devletin şimdiden önlem alması ve bu şekilde bir yokluk oldu söyleminin önüne geçmeli.

Aksi takdirde bunu da gördük. İngiltere’deki gibi raflarda yağ yok denilmemesi için acil önlem alınmalı.

Türkiye’de yokluk olma ihtimali 2 nedenle yok.

Bunun başta nedeni herkesin fahiş fiyat uyguluyorlar dedikleri zincir marketler çok iyi örgütlenmiş durumda. Ve bu marketler eskiden 1-2 aylık sözleşmeli mal alırken şimdilerde 6 aylık yıllık anlaşmalar yapıyorlar. Ve depolarını ...

Diğeri de halen çiftçimiz çalışıyor. Üretiyor. Analarımız bacılarımız üretiyor.

Bugün dünya kadın çiftçiler günü kadın olmasa hiçbir şey üretilemez.

İnsan bile. Doğaya alın terleriyle can veren emektar kadın çiftçilerimizin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler gününü kutluyorum.

“Kadınlar insandır, biz insanoğlu.” Neşet Ertaş buyurmuş büyük usta. Ustanın sözünün üstüne söz söylemek bize düşmez.

Ayrıca bizim analarımıza bacılarımıza 1kilo un 1 kilo şeker 1 kilo yağ verin size 10 çeşit yemek yapar. Yani kahve 100tl olsa da biz yokluk kahvesi yapar misafirimize ikram edebiliriz.

Yeter ki inancımızı kaybetmeyelim. Devletimize güvenelim. Hükümetimizi de uyaralım.

Ülkemize yaptığınız faydalı işlerde yanınızdayız ama, fakat, lakin kesinlikle israfnızın asla değiliz olmayacağız.

Anaların alınterinin ve ahının hesabını ödeyemeyiz.