• 26.10.2021 12:07

Size bir İngiliz fıkrası anlatayım.

Temel ile Spiker konuşuyorlarmış…

Temel Spikere döner her zaman soruları siz soruyorsunuz bugün ben soracağım der ve uzun bir soru sormadan önce, spiker en sonunda ben sadece bir soru soracağım ama der

– Ortalık çok karışık. Savaş çıkarsa yandık galiba.

Spiker düşündü. Buradan nasıl bir soru çıkacak.

– İki olasılık var, dedi. Ya çıkar ya çıkmaz. Çıkmazsa mesele yok, çıkarsa iki olasılık var:

Ya çürüğe çıkarız ya askere alınırız. Çürüğe çıkarsak mesele yok, askere alınırsak iki olasılık var: Ya geri cephe ya ileri cephe. Geri cephede kalırsak mesele yok, ileri cepheye gidersek iki olasılık var: Savaşı ya kazanırız ya kaybederiz. Kazanırsak mesele yok, kaybedersek iki olasılık var: Ya esir düşeriz ya ölürüz. Esir düşersek mesele yok, ölürsek iki olasılık var: Ya gömerler ya kağıt fabrikasına yollarlar.

Gömerlerse mesele yok, kağıt fabrikasına yollarlarsa iki olasılık var: Ya gazete kağıdı ya tuvalet kağıdı. Gazete kağıdı olursak mesele yok demiş tam devam edecek iken.

Spiker bakmış ki soru sorulmuyor. Siyasetci bu lafı uzatıyor.

Spiker araya girmek mecburiyetin de kalmış.

Ya tuvalet kağıdı olursak?

Temel bey cevaplamış; İşte o zaman yandık !

Şimdi bir siyasi partinin lideri televizyonda arabaya binmiş beşe atmış bolu dağından aşağı frene basmadan arabada kütük dolu iniyor. Arkasına da almış muhalefet olma gücünü ki bu muhalefetin görevi biz hadi muhalefetiz bizi dinlemezsiniz ama içinizden biri gibi gözüken bir mübarek.

Sakallı birde hocanın yadigarı partinin de başında ulul -emr gibi konuş biz sana fren vermedik. Arabanın tek gazı var.

 Bas gaza yavrum bas gaza. Kim tutar seni bas gaza söylese de İsmail YK birazcık vitesi düşük git. Burası anlı şanlı Bolu Dağı. Dikkat et. Uyuma. Kamyonu devirirsin.

Ağzını da doldurmuş. Bir yerler demişler ki herkes bağıracak. Millet Aç millet. Günah. Ayıptır. Uçakları satacağım. 

2023 seçimlerine giderken millet aç diyeceksiniz bas bas bağıracaksınız ama özel jetle Trabzon maçına gitmeyeceksiniz.

Uçakları satacağım deyip tarifeli uçağa bineceksiniz. Ama özel jetleriniz hep olacak.

Bu ülkede tek özel uçağa binmeyen Muhsin Yazıcıoğlu idi. Oda ilk bindiği helikopterden inemedi.

Birde Devlet Bahçeli onunda uçak fobisi var.

İtibardan tasarruf edilmez diye bir cümle kurmuşlar ama vallahi billahi günah israf diye başlayacaksınız…

 “Türkiye’de 500 tane Mercedes araba varsa, makam aracı olarak kullanılıyorsa, 700 diyen de var  ayıptır günahtır ya.. Ne olmuş Renault’a binse?” cümlelerini kullanacaksınız.

Bir de ağır misafir olacaksınız. Spiker sözünüzün üzerine söz söylemeyecek sözünüzü kesmeyecek. 

Siz  daha bolu dağından aşağı inerken  Varan tesislerinin orada arabayı devireceksiniz.

Hem de Mercedes kamyon. Niye mi. Lastik patlamadı. Kontrolü kaybettiniz şoför bey. Niye önümden bir tavşan geçti. Burası Bolu dağı. Tavşan da geçer. Ceylan da ayı da hatta kurt bile çıkar.

 Program spikeri “Sizin makam aracınız ne şu anda?" sorusuna ise milleti dumura uğratacak bir cevap vererek, “Mercedes şu anda. Bir tane var, onu söyleyeyim" dediğinizde üzerinizdeki mertekler direk Çaycuma kağıt fabrikasına oradan Kocaeli tuvalet kağıdı fabrikasına.

Ahmet Kaya’nın çok güzel bir eser var. O anda  kamyonun radyosunda şu eser yankılanıyor.

Yaşamak ağrısı asıldı boynumda

Oysa türkü tadında yasamak isterdim

Ölmek ne garip şey anne.

Bu günlerde yağa , tuza, şekere, una çok zam geldi. Marketçiler tuvalet kağıdı stokluyor zam gelecekmiş. Çok kıymetlenecekmiş.