• 24.11.2021 12:33

Merhum Haydar Baş hocayı rahmet ile anıyorum.

Kendisi 2000 li yıllarda yerel basının gücünü görmüş sevenlerine yerel radyolar kurdurmuş ulusal televizyonlar kurdurmuş son covid-19 virüsten kaybetmeden önce de Bağımsız Türkiye Partisi Genel başkanıydı.

İlginç tespit ve çıkışlarının dışında bir tarikat şeyhi , ekonomi profesörü, hocalığın dışında fikirleri çokta benimsenmeyen bir siyasetçi idi.

Fakat 2 gündür konuşulan doların uçması ve sonrasında  milli ekonomi modelini yıllar önce kaleme almış değerli bir akademisyen.

Bu günlerde kulakları çınlıyordur. 

Herkesin değerli öldükten sonra biliniyor galiba.

Kendisi 2005 yılında bu modeli hararetli anlatırken ekonomi okuyan bir üniversite öğrenci olarak dikkatimizi çekmesine rağmen sadece okumuş idim.

Bu günlerde milli ekonomi modelinden bahsedilirken tekrar bakmam gerekti. Sizlere de tavsiye ederim.

https://www.milliekonomimodeli.com/makale.php?id=34  sitesinde milli ekonomi modelinden kısaca şöyle bahsediyor.

Milli Ekonomi Modeli, insanın sınırlı ihtiyaçlarının sınırsız kaynaklardan karşılanması ilmi ve ülkelerin gerektiğinde her türlü mal ve hizmeti üretebilme gücüne sahip olması, iç ve dış harcamalarının borçlanmadan temin ede¬bilmesinin adı ve formülüdür.

Bu manada Milli Ekonomi Modeli ülkelerin kalkınmasının, ekonomik bağımsızlığın tek (yegane) yoludur.

İnsanı tam manası ile tarif etmeden onunla ilgi¬li hiçbir meseleyi çözüme kavuşturamayız.

 Oysa kapitalist anlayış insanı anlamak yerine kendi sistemine uygun bir insan tarifi yapmıştır.

"Kaynakların sınırsız, ihtiyaçların sınırlı ama ihtirasların sınırsız" olduğunu tespit ettiğimizde, kapitalist modellerin daha temelden meseleye yanlış yaklaştığını görmek zor olmayacaktır. Çün¬kü kapitalist anlayışlar, kaynakları sınırlı görür¬ken, insan ihtiyaçlarını sınırsız görmektedirler .

Bireyler, kendi ihtiyaçlarından çok daha fazla bir değer oluşturma kabiliyetindedir.

Ancak var olan ekonomi modelleri insanların kabiliyetlerini devreye koymak yerine, onları devre dışı bıraktığı için sınırsız kaynaklara rağ¬men insanlığın büyük bir kesimi yokluk içeri¬sindedir.

Artan nüfusun ihtiyaçlarının sınırlı kaynaklarla karşılanamayacağı yanılgısı, kapitalist anlayışı toplumun çok az bir kesiminin çıkarlarına odak¬lanmaya yöneltmiştir.

Bu sebeple kapitalist anlayış azınlıkların mutlu olduğu fakat çoğunluğun fakirlik ve açlık çektiği bir modeldir.

Gerçekte artan dünya nüfusu bir tehlike değil¬dir, kaynakların kıt olmadığından yola çıkılarak bu kaynaklardan optimal ve adilane bir şekilde herkesin istifade edeceği bir sistem hayata geçir¬mek mümkündür. Zaten Milli Ekonomi Modeli'nde yaptığımız da bundan ibarettir.

Kapitalist anlayışların, kendi yapılarından kaynak¬lanan yanlışlardan dolayı, şu üç meseleyi çözmesi mümkün değildir; kapitalizmin hâkim olduğu son 150 yıllık dönem de bunun ispatıdır:

1)   Gelir dağılımında denge,

2)   Sürekli büyümenin yakalanması,

3)   Tam istihdamın sürekli sağlanması.

Her üçü de ekonomi politikaları için olmazsa olmaz hedeflerdir. Ancak, kapitalist modeller bunlara ulaşamadığı gibi, artık gelir dağılımında dengesizliği, eksik istihdamı ve belli dönemlerde ekonomilerin krizlere girmesini doğal karşıla¬maktadır diyor Haydar Baş Hoca.. 

Bugün yaşadığımızda bu krizlerin kaosa dönmesinde milli olan her kitaba başvurmamız gerekiyor.

Bu kaosdan kurtuluşumuz milli bir duruş, milli bir fikir ve milli insanlar ile olacaktır.

Yoksa 80 milyon çalışsın faiz ödesin.

Atatürk’ün söylediği gibi Türk milleti çalışkandır, zekidir. Fakat çalıştık. Hem de çok çalıştık . Fakat aklımızı kullanmaya başlayınca hemen sen akıl edemezsin diyenlere direnmek gerekiyor.

Yoksa yüz üstü çok sürünmeye devam ederiz.

Sakarya gibi ayaktayız.

 #devletimizinyanındayız

#devletvarsamilletvardır

#devletvarsabizvarız

#devletvarsabenvarım