• 30.11.2021 10:02

“Meydan köyün şerefidir, buluşma toplanma yeridir. Havuz, yaz günü güneş altında bütün gün bağda, tarlada çalışan köylünün akşamüstü suya bakarak, su sesi duyarak serinlemesi, gönlünü ferahlandırması içindir. 

Havuzu ve heykeli içinde bulunduracak çiçek bahçesi de yine gönül ferahlığı içindir. Gazi heykeli ise köyün bugünkü ve yarınki çocuklarına yurdu kurtaranı, cumhuriyeti kuranı tanıtacaktır. Eğlenmesini, yaşamasını bilmeyen, kendisine iyilik ve fenalık edeni ayırt edemeyen insanın kendisine de hayrı dokunmaz. 

Türk köylüsü iyilik edeni unutmaz. Gazi heykeli, köyde yurdun kurtuluşunun ve günden güne ileri gidişinin bir işareti, yapılacak her yeni ve faydalı işin başarılmasında gönüllere kuvvet verecek bir hız kayanağıdır.” sözleriyle ifade ediliyordu.

http://jfa.arch.metu.edu.tr/archive/0258-5316/2011/cilt28/sayi_1/69-98.pdf

Türkiye’de “kamusal alanda sanat” öncelikle Cumhuriyet’in meydanlarını ve bu meydanlarda konumlanan Atatürk anıtlarını, heykellerini getiriyor akla.. Kamusal alan yaratma projesi, hükümetlerin ve yerel yönetimlerin ideolojik istekleri doğrultusunda düzenlenen, yönlendirilen ve giderleri büyük ölçüde devlet bütçesiyle karşılanan anıt heykellerle donatılmış meydanları tasarlamıştır. 

Mustafa Kemal Atatürk, 1922’den başlayarak verdiği çeşitli söylevlerde öğretmene, sanatçıya, ressam ve heykeltraşlara görevler düştüğünü açıkça dile getirmiştir. Onlardan yaşanan Kurtuluş Savaşı’nı, bunun nedenlerini, uygar bir Türkiye’nin dünya üzerindeki varlığını tanımak istemeyenlere anlatmaları gerektiğini belirtmiş, dünyada uygarlaşmış, kentlileşmiş, ilerlemiş, gelişmiş olmak isteyen ulusların mutlaka heykeltraş yetiştirmeleri ve heykel yapmaları gerektiği üzerinde durmuştur. Heykele olan çekincenin din ile ilişkisine değinerek bu konudaki görüşlerini “Münevver ve dindar olan milletimiz terakkînin esbabından biri olan heykeltraşlığı âzami derecede ilerletecek ve memleketimizin her köşesi ecdadımızın ve bundan sonra yetişecek evlâtlarımızın hâtıratını güzel heykellerle dünyaya ilân edecektir” sözleriyle açıklamıştır (14). 11. Adal (1936, 17). 12. Ayrıntılı bilgi için, Tuğluoğlu (2008). 13. Tuğluoğlu (2008) ve Ali Süreyya (1934, 16). 

SİYASİ/ESTETİK GÖSTERGE” OLARAK KAMUSAL ALANDA ANIT VE HEYKEL  makalesinde Zeynep YASA YAMAN Hoca bu şekilde bahsetmiş.

Bu durumun eksikliğini Millet Bahçeleri açarak gidermeye çalışıyoruz. Düzce’deki millet bahçesi ne kadar büyük bir ihtiyaçmış dikkat ettiniz mi?

CHP ‘li belediyelerde son zamanlarda tekrar atağa gecen bir heykelleşme hız almış durumda.

Fakat çok ilginç heykellere milyonlarca para verilip hemen arkasından sanat denilip işin içerisinden çıkılabilmektedir.

Ankara büyükşehir belediyesi bir kitre bebeğe 11500,00tl vererek alınca savunalacak bir tarafı olmayınca efendim sanatçılar yaptı deyip hemen defteri kapatabiliyorlar. Sanatın değerini ancak sanattan anlayan anlardı.150 TL ye sipariş verip yaptıracağınız bir kitre bebek birden 11500tl ye sanatçı dokunuşu ile level atlayabiliyordu.

Bu yazıya sebep olan sanatçı bir arkadaşımla yaptığım bir telefon görüşmesi.

Ses sanatçısı olan arkadaş ekmeğini müzik icra ederek ve ajans işleterek kazanmakta. CHP park dahi açsa bir taş dahi olsa heykel yapıp 100-150bin TL rakamlara hiç tanınmadık bir sanatçıyı çağırıp ona sahne aldırıp kendi sahasını ve sanatçısını kalkındırıyor. Tabii olarak bu arada bal tutan parmağını değil kolunu yalıyordu.

20Yıllık Akparti  iktidarında dikkat edin özellikle Akpartili belediyeler ellerinde kadehli küfür eden sanatçılara 400-500bin tl vererek sahneye festival adı altında çıkarmışlar ve milyonlarca bu sektöre para akıtmışlar.

Kendi fikriyatında sanatçılara  orkestra dahil 10bin tl yi fazla görmüşler. Ve bu alanda ciddi entelektüel sanatçılar yetişmemiş.1980 lerin sanatçıları hep kalmış yeni jenerasyon sanatçı yetişmemiştir.

MHP’de bu alanda Ülkü Ocakları üzerinden ciddi sanatçılar yetiştirmiştir. Fakat ülkücü kesimde elindeki sınırlı imkanlarla yine de çok iyi sanatçılar,yazarlar çıkarmıştır.

Fakat Akparti Kültür sanat ve sanatçı adına maalesef Uğur Işılak hariç(oda günebakan gibidir güneş nereden doğar ise yönünü o tarafa döner.)kimse ciddi eserler üretmemiştir. TRT veya belediyelerden   destek görmemiş alan açılmamıştır.

Şimdi CHP li belediyelere bakarak her duvar her park bir sanat eseri ile  geçmişten gelen genlerine yatırım yapıyor.

Vallahi kıskandım.

Ama Cem Uzan bile 10 tane sanatçı ile mitingler yapıp  döner dağıtarak 26 Kasım 1992 tarihinde kurulan Genç Parti, beklenmedik bir şekilde 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde %7,25 oy aldı. Yani sanatçı çok önemli.

Yazarlar çok önemli.

CHP’li belediyelere imrenirken her şey yetişen 20 yılda dikkat ederseniz sanatçı, düşünür, ve doğru dürüst yazar çıkmamıştır. Çıkması da mümkün değildir.

Mütahitlere yapılan yardımın milyonda birini sanatçılara verseydik ciddi sanat eserleri üretilirdi. Zamanın birde sanatçıları olurdu.

Bakış acımızı değiştirmediğimiz sürece…