• 6.11.2021 12:13

Bazı insanlar ne kadar dünya görüşlerini beğenmesek te duruşlarıyla ve hayata bakışlarıyla tamam şöyleydi böyleydi ama adam haklı dediğimiz yiğidi öldürüp hakkını verdiğimiz çokolmuştur.

Aziz Nesin şöyle demiş.

"Maaşımı her aldığımda, mahallemdeki çocukların da payını ayırırım.

Kel Yusuf'un,

Tembel Gülsüm'ün,

Haylaz Murat'ın.

Enayi der konu komşu bana.Desinler;

Onlar bir çocuğun vazgeçilmez sevincindeki sırrı ne bilsinler.

Olurda ölürsem birgün çocuklar en çok nereye ayak basıyorsa beni oraya gömsünler.

Yaşarken yüreğinde taşıdı, ölürken de sırtında taşıyor desinler..."

Hayatın en özgür ve en masum dönemi olarak hatırladığımız çocukluk üzerine ve o çocukların ne olduğu, ne olmadığı üzerine hepimiz çokça düşünmüşüzdür. 

Eğer bir gün yolunuzu kaybederseniz bir çocuğun gözlerinin içine bakın; çünkü bir çocuğun bir yetişkine öğretebileceği her zaman üç şey vardır: Nedensiz yere mutlu olmak, her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak ve elde etmek istediği şey için var gücüyle dayatmaktır. Bir gün sevgili eşimin memleketine giderken  nevigasyon daha kısa gösterdiği için Göksun-Elbistan istikameti yerine Sarız – Afşin yoluna sapıp Sarız kalesinin dibinde bir köyde aracımızla durup yol kenarında oynayan çocuklara torpidomuzda taşıdığımız şekerlerden verdiğimizde bir kız çocuğunun abi facebookun var mı  arkadaş olalım dediğinde o zamanlar sosyal medya kullanmıyordum.

Keşke bir çocuk arkadaşım olsa da onunla çocuk olabilseydim. 

Arkadaş kalabilseydik.

Onun duygu ve hayalleri ile hemhal olabilseydim diyorum.

Bugünlerde çocuklar çok erken büyüyorlar. Ben ilkokula giden oğlumdan biliyorum. Çoçuklar level atlıyorlar.

Çok biliyorlar.

Çocukluk, hayatımız boyunca özlemle geri dönüp baktığımız masumiyet ve mutluluk dönemi, hayatın cennetidir, kayıp cennet bu nedenle kıymetini bilmek gerekir.

Çocuk masumiyeti yeryüzüne inmiş ve inecek en masum varlıktır. En saf , en temiz duygudur. Çocukların masumiyeti çamurların, kötülüklerin, nefretin, kinin ve hırsın ulaşamadığı tek yerdir.

"Anneni mi daha çok seviyorsun yoksa babanı mı ?"sorusuna cevap verememektir, çocuk saflığı.. İnsanları kırmaktan ölesiye korkarken şimdilerde bambaşka yaratıklara dönüşmüş bir halde bulduk kendimizi. Masumiyeti kaybettik her gün her dakika .

 Buna da bir kılıf uydurduk. Hala yalan söylüyoruz. O masumiyet neden gitti dendiğinde, "bizi hayat böyle yaptı" diyoruz çünkü. Ama doğru ama yanlış, doğru olan tek şey rahatlıkla yalan söyleyebilen, kalp kıran, iki yüzlü bencil  yaratıklara dönüştüğümüzdür.

Büyüdük kocaman insanlar olduk. Fakat Ruhunuzun bir tarafı, bırakınız ‘Çocuk’ kalsın !

Cebinizde biraz bayram şekeri taşıyın çocuklara hediye edin bakın dünya bir çocuk tebessümünde hemen nasıl değişiyor.