FETRET DEVRİ, LALE DEVRİ,HİSSİZLEŞME DEVRİ VE AK PARTİ

  • 11.09.2021 13:26

Rahmetli Recep Yazıcıoğlu’nu anmak isteyen bir yazı yazacaktım.

Ama anmadan da geçemeyeceğim. Vali Recep Yazıcıoğlu anlatıyor.

Makama oturdum, bir vatandaş görüşmek istedi. İçeri aldılar baktım yakasında bir kart; ‘ziyaretçi’ yazıyor. Burası müze mi?  Ben tarihi eser miyim? dedi ve milletin gönlüne taht kurdu.Sonra iyi insanlar bir bir güzel atlara bindiler gittiler.

Vali Yazıcıoğlu, Halk Eğitim Merkzi toplantı salonunda tüm memurları eğitime tabi tuttu. Tüm kurumlarda çalışan memurlar, gruplar halinde salona geldi ve efsane valinin bürokrasiyle mücadelesini dinledi. Vali’nin bu seminerlerde altını özellikle çizdiği şey şuydu: öncelik vatandaştır, biz onların hizmetkarıyız...

Şimdiki bürokratlar ise kendini hint kumaşı sanıyor. Bir lüks bir şatafat. Misafire ikram için müdürbeyler pahalı çikolatalar, kuruyemişler, pastalar alıyorlar. Eskiden çay ikram edilirdi kahve herkese ikram edilmezdi.Kendi paranızla mı ikram ediyorsunuz. Ulaşılamaz. Bir dairede müdür girişteki özel güvenliği çağırıyor. Basıyor fırçayı. Burası yol gecen hanı mı? Adam sütçü. Millet elini kolunu sallayarak içeri giriyor. Siz bostan korkuluğumusunuz? Adama hey nereye gidiyorsun. Adamın ateşini ölçtün mü? Diye soran yok.

Güvenlikçi hanımefendi boynunu büktü. Özür dilerim dedi. Müdür gür bir seda ile bir daha olmasın dedi. El işareti ile çık dedi.

Sonra bize döndü özür dilerim dedi. Biz ticaret yapmak için bir ihaleye teklif vermek için gitmiştik. Amca okuldaki öğretmenlere süt getiriyormuş. Öğretmenlerden birisi sütünüz çok güzel sor belki müdürde alır demiş.

Dışarı çıktığımda amca okulun karşısında bir büfenin önüne oturmuş biraz sıkıntılı ve üzgün sigara içerken görünce sordum. Hayırdır amca. Amca çok dertli ve birazda üzgün burada torunum okuyor dedi. Ve anlattı.

Türkiye çok garip bir döneme girdi. Mutlu insan yok. Zengini çok zenginleşti. Fakiri çok fakirleşti. Alım gücü çok düştü. Dünyanın her yerinde tuhaf hâller var. İnsanların psikolojisini bozuldu.14 yaşındaki çocuk silahı çekip ailesini katlediyor.20 yaşındaki genç hiçbir şey değişmiyor deyip canına kıyıyor.

Hem milattan önce milattan sonra derler ya 15 Temmuz Hain darbe girişimi sonrası devlet görevlilerine acayip bir hal oldu.

Pandemi bunun tuzu biberi oldu. Pandemi öncesi ruh hâli kimsede yok. Sn Kılıçdaroğlu kendinden çok emin ve geliyor gelmekte olan derken bence biraz haklı. Tayyip Erdoğan gidip Kılıçdaroğlu gelince sanki her şey düzelecek. Acayip bir yanılma var. Milletin deyimi ile tarlayı nadasa bırakmak lazım ki akıllansınlar diyor.Devlet yönetiminde nadas olmaz.

Türkiye ise siyaseten ve toplumsal anlamda yalpalıyor. Ahmet Davutoğlu’nu dinliyorum FOX tv de.Dersin ki bu ülkede başbakanlık yapmamış. Vurdumduymazlık,adam bana ne, dünyayı sen mi kurtaracaksın , acayip hissizleşme dönemini yaşıyoruz. Duyguların öldüğü hislerin üzerine kül döküldüğü bir dönem.

 2017 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istifasını istediği altı belediye başkanı vardı.. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe istifa ederken Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, “halkın oyuyla seçildiğini” belirterek bir süre istifaya direnmişti.

Uğur, 30 Ekim 2017 düzenlediği toplantıda ise “tehdit edildiğini” açıklayarak gözyaşlarıyla istifa etmişti. Uğur, istifa açıklamasında şunları söylemişti:

“Yolsuzluğunuz yok, usulsüzlüğünüz yok, başarısızlığınız yok, FETÖ bağlantınız yok ama ailenize ve evinize kadar ulaşan tehditler katlanacak bir durum olmanın ötesine geçmiştir. AK Parti’de siyaset yapma imkanımız ortadan kaldırılmıştır. Partimden ve belediye başkanlığı görevimden ayrılıyorum. Tek endişem başladığımız projelerin yarım bırakılarak insanlarımızın beklentilerinin boşa bırakılmasıdır. Bundan önce veda ve vefa vurgusu yapmıştım. Şimdi bütün varlığımla külli iradeye teslim olarak cüzzi irade ile milletime vefa gösteriyorum. Partime ve başkanlık görevime burada veda ediyorum. İnancım ve itikadım gereği, olanda hayır vardır. Üzgünüm, kırgınım ama huzurluyum. Çünkü vicdan rahatlığı ile bu kararı almış bulunuyorum. Bugüne kadar aldığım görevlerde hemşehrilerime hizmet etme gayretinde oldum. Bana destek olan herkese ve aileme teşekkür ediyorum.”

Balıkesir’i  AK Parti, 375.253, %47,78. İyi Parti, 365.196, %46,50. Kıl payı aldı.10bin oy farkla.Türkiye’de İyi Parti hiç bir yerde belediye başkanlığına bu kadar yaklaşmıştı. Şimdi onu üzenler kıranlar ona methiye diziyor. Bu kadar hissizleşmemek lazım. Bu kadar ikiyüzlüleşmemek lazım. Ahmet beyin şirketinde çalışan bir arkadaşım Ahmet bey çok isteseydi Balıkesir’i İyi parti alırdı dedi. Ama dedi çok durdu. Ama hep kırgındı.

Bomba haber skandal diyorsun iki günde unutuluyor. Sedat Peker’i hatırlayan var mı? Söylediklerini.

Eskiden mahallede cenaze oldu mu 1 hafta televizyon açılmazdı. Şimdi ertesi günü düğün yapar olduk. Annesi, babası ölen insanlar üç gün sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam ediyorlar. Arkadaşlık, dostluk kavramlarının içi boşaldı. Kankalar, kuzenler çoğaldı.. En güvendiği arkadaşlarıyla ,çocuklar anneleriyle babalarıyla bile görüşmez oldu.

Kızımın okulunda Matematik öğretmeni öğrencilere kazmalar, kazmiyeler diye hitap ediyor ve öğrenciler bir şey diyemiyoruz diyor. Öğrenciler içten içe bu hoca tam bir balta diyorlarmış. İnsanlar bir baltaya sap olma adına her türlü yontulmaya açık oldular.

Müthiş bir pes etme, yılma, korkma ümidini kesme söz konusu.

Ama kimse Recep Yazıcıoğlu’nu, Muhsin Yazıcıoğlu’nu yıllar geçse de unutmuyor.

İyiler çok yaşamazmış diye bir deyim var. Ama belleklerde kalplerde hep var oluyorlar.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Son Haber (www.duzcesonhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.