Biz bizi iyi biliriz aynı yolda eskimişiz

  • 27.12.2021 09:22
  • (3)

Düzce Belediyesi tarafından haftasonu Kalkınma ve İktisat Kongresi altına bir takım toplantılar yapıldı. Toplantı günler öncesinden haber verilmeye başladı. O kadar önemsendi ki tanıtımlardan anladığımız Düzce’yi tüm Türkiye konuşacak ve gerçekten bazı çözümler bulunacaktı.

Toplantının ilk gününde tabi zatı şahaneleri protokol üyelerine söz verildi. En ufak kalabalığı gören siyasiler, bürokratlar aldılar sazı ellerine konuştular babam konuştular. Düzce’yi bıraktılar çevre illere kadar açıldılar. Hele arada sırada ortaya çıkan bir abi milletvekili var. Her şeyi o yapmış haberimiz yok.  Anladık ki kendisini Ankara’da bu şekilde pazarlıyor ve gözde milletvekilleri arasına giriyor.

Toplantının ikinci gününde bu abiler ve ablalar yoktu tabi. Onlar sadece 25 yıllık kısmına katıldılar. Biz 25 yıllık kısmını konuştuk yeter dediler.

Toplantıya çevre illerden gazeteciler, iş adamları çağırıldı.

Ama!!!

Düzce’nin geleceğinin konuşulacağı toplantıya Düzce Üniversitesi’nden bir tek görüş alınmadı ve akademik destek verilmesi istenmedi.

Düzce’ye, Düzce’yi bilmeyen gazeteciler çağrıldı. Düzce’den bir meslek büyüğümüze bir kelime söz verilmedi.

Düzce’nin turizmini planlamak için iş insanları çağırıldı. Akçakoca’dan ne kaymakam ne belediye başkanı ne turizm derneklerine söz verilmedi.

Düzce’nin tarımı planlandı. Düzce’den ziraat odalarına, tarımla alakası olan bir kesime, pirinç üreticisine, fındık üreticisine söz verilmedi.

Düzce’nin sanayisinin planlanması için Düzce’de yatırımı olanda çağırıldı olmayanda. Düzce’de gerçekten fabrika işleten bir iş insanı çağırılmadı. Bizim kalifiye elemana ihtiyacımız var diyemedi. Bizim fabrikalarımızı büyütmek için şu gibi desteklere ihtiyacımız var diyemedi.

Düzce’de kalkınma ve iktisat içerikli hele ki 50 yılı planlayacak bir toplantı yapıyorsanız hadi hepsini geçtim Düzce Üniversitesi’nden akademik bir destek nasıl alınmaz? Akçakoca’dan birileri nasıl çağırılmaz?

Düzce’yi bilmeyen adamları Düzce’nin geleceğini tartışmaya çağırır ve misafir ederseniz işte o gazeteciler federasyonunda ki hadsiz gibi gelir yer, içer şekil olsun diye fotoğraf çektirip gider. Sonra da Düzce’yi yerin dibine sokar.

Keşke gerçekten Düzce’nin taşını, toprağını çiğnemiş, Düzce’nin havasını soluyan kişilere daha çok söz verilseydi. Çağırılan misafirler ise Düzce’de yaşayanların anlattıklarından yola çıkarak fikir beyan etselerdi.

Çünkü başlıkta da dedik ya….

Biz bizi iyi biliriz aynı yolda eskimişiz

Suretimiz benzer..

İpte laf cambazları

Cebinde cımbızları

Ne söylesek varmıyor doğru adrese

Onunkinden banane on ikiden vurmak şart değil

Yeteriz biz bize

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Son Haber (www.duzcesonhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (3)

  • Tam isabet.
    Tam isabet.
    27.12.2021 19:27

    Sayın Solmaz, tespitleriniz tamamına katılıyorum.. Hava kirliliğinde ilk üçe girdiğimiz herkesin malumu iken, sayın Özlü Organize 1 in tarım alanlarına büyümesi izninin alındığı müjdesini veriyor.. Tabiri caizse iyi polisi oynayan Sayın Keşir'se, ekolojik turizm müjdesi veriyor,, 20 yıldır, Bolu dağına bir proje hazırlayamayan, Kardüzü kışları konuşup yazın unutanlardan, Düzce'nin geleceği ile ilgili söylevler dinlemek çokta umut verici değil gibi..

  • Düzceli..
    Düzceli..
    27.12.2021 19:16

    Bu ülkede ünveristeleri açıyor, ama malesef bilim adamlarını dinlemiyoruz.. Düzce ovasının tam ortasından dolgu ile geçen otoyol, 70 yıllık trenler, eski raylarla hızlandırılmış tren faciası, 99 depreminde bir kısmı çöken Bolu dağı tüneli sonrası, bay pasla fay hattının yanında giriş yapılması, en günceli ise İstanbula su sağlaması için yapılan, Melen ağzı barajı.. % 95 yıkılmış kentte, 20 yıl sonra konuştuklarımız sa tam bir kara mizah örneği..

  • Düzceli..
    Düzceli..
    27.12.2021 19:07

    Dün yerel gazetelerdeki haberle ilgili yorumumda,birinci gün yalnızca, seçilmiş ve atanmışlar konuşmuş.. Burada olması gereken STK ları, konusunda uzman, yetkin bilim adamlarını herhalde ikinci gün dinleriz demiştim.. Yazınızı okuduğumda ise, ikinci günde STK ları ve bilimin ötelendiğini görüyorum..